Cem Akkılıç

Cem Akkılıç
Takunya Libidocusu

Savcıları göreve davet ediyorum...

Bu yazı aslında Adnan Oktar ve çetesi başlıklı yazılarımın devamıdır. Önceki iki yazıda Oktar’ın misyonunu anlatmıştım. Şimdi ise çetenin Yargı’daki kollarını anlatacağım.  

Adnan Oktar baş tetikçisi Ali Emre Bukağılı isimli ne iş yaptığı meçhul diplomasız inşaat mühendisini Atatürkçülerin üzerine salmış durumda. 

Hedefe koydukları sadece ben değilim, bu çete Fazıl Say, Mine Kırıkkanat başta olmak üzere yüzlerce kişiye dava açtı ve açıyor. 

Twitter’da TCGTAKA571 isimli bir hesap var. Bu hesabı açan kişi BİO bilgilerine Takunya Libidocusu blogumun linkini yerleştirmiş. Benimle alakası olmayan bu profil yüzünden diplomasız inşaat mühendisi Ali Emre Bukağılı ve avukatları tarafından haftada bir düzenli olarak şikâyet ediliyorum. 

Şimdi işin savcılık boyutuna gelelim. 

Tayyip isimli şahıs dünyaya kazık çakmak ve iktidarını garantiye almak için
yargıyı ele geçirmeden önce savcıların asli görevi ‘’delil’’ toplamaktı. 

Basın ve bilişim savcıları önlerine gelen bir dosyayı inceleyip, delil bulmaya çalışırlardı. Uyduruk fotokopileri kanıt yerine koyup, kimseyi gözaltına aldırmaz, kimseyi işinden gücünden etmezlerdi. 

Bağımsız adalet bunu gerektiriyordu çünkü. 

Savcılar hangi yönteme başvururlardı?.. İP adresi tespiti yaparlar, eğer şikâyet edilen kişi ile İP adresi uyuşuyorsa, kişiyi ifade için çağırırlar ve dava açarlardı.

2010 referandumundan sonra diktatörlüğünü ilan eden Tayyip sayesinde bu tamamen değişti. Orta çağ kafası ile muhaliflere cadı avı başlatıldı. 

Kafanız karışmasın, adalet ile cadı avı arasındaki farkı anlatayım… 

Twitter’da iktidarı hedef alan fenomen dedikleri yüzlerce hesap var. Alın size birkaç örnek; Fuat Avni, Red Heck, Melih Chine ve daha birçoğu… 

Bu ve bunun gibi hesaplar Tayyip’in adeta korkulu rüyası… Tayyip bunları yakalatmış olsa bir kaşık suda boğacak… Silivri zindanlarını mumla arattıracak… 

Hiç düşündünüz mü?.. Bilişim savcıları, neden yukarıda isimlerini verdiğim hesap sahiplerini yargı önüne çıkartamıyorlar?.. 

Nedeni çok açık… Çünkü Amerika Twitter hiçbir kullanıcısının İP bilgilerini Türk Yargısı ile paylaşmıyor!.. 

Bitmedi... 

Belki bilmeyenleriniz vardır. Sözünü ettiğim hesap sahiplerini yakalamak için 5000 kişilik bir polis timi bile kurulmuştu… Hiçbir işe yaramadı… 

Zaten Twitter İP bilgilerini paylaşmış olsaydı, Twitter’da Tayyip’i eleştirenler çoktan paket olmuşlardı. 

Savcıları göreve davet ediyorum derken gidin bunları bulun demiyorum, zaten bulamazlar. Hukuka uyup ellerinde gerçek kanıt ve delil olmadan ifadeye çağırmasınlar. 

Ali Emre Bukağılı günlüğü... 

Ben savcı ya da avukat değilim, delil toplamam… Ama bunu da yaptırdılar en sonunda bana. Ali Emre Bukağılı günlüğü isimli bir blog sitesi açılmış. Diplomasız inşaat mühendisi Ali ve avukatları ha babam bu blogu gösterip, şahsıma dava açıyorlar. 

Bir bilişim uzmanına danışıp, ilgili blogun hangi ülkeden açıldığını öğrenmesini istedim. Fransa çıktı. Yani savcılar eğer benim yaptığım gibi İP adresi tespiti yapmış olsalar, ki bana göre biliyorlar amaçlar farklı, o sitenin Fransa’dan açıldığını öğrenip zırt pırt beni ifadeye çağırmazlardı. 

İyi ama Cem Akkılıç sen denizci adamsın, Fransa’ya gidip limanlardan birisinde o siteyi açıp, diplomasız inşaat mühendisi Ali Emre’ye hakaretler savurmuş olamaz mısın diyenler çıkabilir!.. 

Artık ‘’yeni Türkiye’’ dedikleri Orta Çağ ülkesinde geçerli olmasa da hukukun genel kuralıdır; ‘’şüpheden sanık yararlanır.’’ 

Savcı benim Fransa’ya gidip gitmediğimi istese küçük bir araştırma ile öğrenebilir. Pasaport Şube’nin kayıtlarından yıllardır Fransa’ya gitmediğimi anlayabilir. Ama savcı hiçbir delil tespiti yapmayıp, diplomasız inşaat mühendisinin paint ile hazırladığı uyduruk fotokopi deliller ile hakkımda yakalama kararı çıkartıyor. 

Anlaşılan amaç farklı. Başaramayacaklarını bildikleri halde tek istedikleri Cem Akkılıç’ı korkutup, sindirmek ve susturmak. 

Savcıları göreve davet ediyorum… 

Hukuku katletmeyin… 

Dün F tipi Şah'tı… Bugün MAT oldular, başlarına gelenleri izliyoruz!.. 

Hiç belli olmaz, bir gün bu iktidar gittiğinde yerine gelenler gerçek adaleti geri getirmek isteyebilirler… 

Ve adaleti katledenlerden kim olursa olsun hesap sorarlar… 


Cem Akkılıç 
22 Ağustos 2014

NOT: Deneme yapmak için Adnan Oktar ve saz arkadaşları hakkında 3 ay boyunca bir tek eleştiri yazısı bile yazmamıştım. Bakalım ne yapacaklar diye merakla beklemiştim. Gerçekten düşündüğüm gibi oldu. Buradan yazımı okuyabilirsiniz.


14 yorum:

Çapulcu Ali dedi ki...

diplomasız inşaat mühendisi... ahahaa koptum usta.gene döktürmüşsün..Ama Türkiyede adalet beklemek kerhanede bakire beklemek gibi oldu malesef.

Adsız dedi ki...

Bu ali emre bukağılı daha önce kitap yazarlarını ve çevirmenleri de mahkemeye vermişti.kimdir necidir bilmiyorum ama bir tv programında benim beğenmediğim kitabı bir başkasının beğenmesi imkansız gibisinden faşistce bir laf etmişti.bu adamlar ne çekiyor kafaları bu kadar iyi acaba?

Adsız dedi ki...

Tamam iyi güel yazmışsın ama bu ülkede yapanın yanına kar kalıyor.Hırsızlar dışarıda,mesela Kenan Evrene dokunabildilermi.Hayır.

Hatice dedi ki...

Allaha inanan orucumu namazımı muntazam yerine getirmeye çalışan kullardanım.Dinimi seviyorum ve huzur buluyorum.Rabbim huzurların en büyüğünü bahşediyor insanlara!!!!Bu Adnan Oktar nasıl bir yaratıktır ve nasıl bir oyunun parçasıdır..Buna prim verenlerde onun gibi olmalılar.Yarıçıplak silikonlu kadınları çıkartıp bismillah maşallah sözlerini sarf ettirmek ne ile bağdaşır.Allah herşeyi görendir.Bu şeytanların kabir azabı pek vahim olacaktır.Kimse bu konuda şüphe etmesin.Adnan Oktar ve ona inanların yeri direk olarak cehennemdir.

Adsız dedi ki...

Zaten adnan oktar mason olduğunu iftiarla her zaman söylüyor.Yahudilere asla toz kondurmuyor.Ne yapmak istediğini, kendi itiraf ediyor yani!!

Çapulist dedi ki...

Türkiye'de artık kimsenin hukuki güvencesi yok.Ellerine geçirdikleri adaleti kendi kafalarına göre kullandıkları askerlere yapılan kumpasta ortaya çıkmıştı.İtiraf bile ettiler.yargı bağımsız olmadığı sürece hainlerle savaşmayı bırakın,kendimizi koruyamayacağız!!

Adsız dedi ki...

Yazdığınız yazıları ara ara takip ediyorum.
Şuana kadar yazdığınız yazılar arasında bu blog üzerinden hiçbir şekilde bir hakaretinizi görmedim.
Yazdığınız yazılar birileri rahatsız etmiş olacak ki, sizinle uğraşıyorlar.

Ömer hayyamdan bir dördük tam olarak durumunuzu açıklıyor.

Bedenindeki et, kemik, sinir kaldıkça,
Dünyadaki yerini bil, kendinden şaşma.
Düşman Zal oğlu Rüstem olsa ger göğsünü,
Dostun Karun olsa iyilik altında kalma.

Sağlıcakla kalın.

Adsız dedi ki...

kadınların saçı bir erkeği neden tahrik etsin eğer ediyorsa o kişide cinsel sorunlar vardır.Bugün sıkmabaş mode türban denilen ucube sadece malezya ve türkiyede var. başka islam ülkelerinde bulamazsınız.türbanlı kızlar herhangibir islam ülkesine gitsin o görüntüleri ile araplar onlara turnike metoduyla sıraya girip bir ağacın altında tecavüz ederler.tecavüz bittikten sonrada erkekleri tahrik ediyorlar diye bu çukura bellerine kadar sokup taşlarlar.Kimse masal anlatmasın. türbanlı kızlar aşırı derecede çekici..hemde hepsi çekici çünkü türban bir cinsel obje halini aldı artık

Cem Akkılıç dedi ki...

Adnan Oktar bir çok masum kişiyi susturmayı başardı. Hatta programlarında alay eder gibi elinde kağıt, bak İP adresini yakaladım, kucağımdasın gibi gibi iğrenç ifadeler kullandı bir takım sözlük yazarları hakkında.

Hiç unutmam ve tanımam, bir üniversite öğrencisi vardı. Ateist bir kişiydi. Elbette Adnan Oktar'ın hedefindeydi.

Sözünü ettiğim öğrencinin blog sitesini baştan sona kadar okumuştum. En ufak bir hakaret yoktu. Adnan o kişiye 6 bin lira ceza kestirdi.

Blog kapandı gitti. Bu Adnan'ın elinde devasa bir para ve avukat ordusu var. Uğraşmak hiç kolay değil.

Cesur bir avukat çıktı Adnan'ın özellikle Ateistlere salladığı bir çok hakareti toplayıp savcılığa suç duyurusunda bulundu. Sonuç takipsizlik ile sonuçlandı.

Maalesef bu Adnan isimli kişiye dokunan yanıyor diyebiliriz.

Elbette oyunları bir gün mutlaka bozulacak...

Cumhuriyet asla teslim olmayacak bu vatan hainlerine.

Adsız dedi ki...

Sizin başka işiniz yok mu kim ne takıyorsa taksın size mı kaldı doğruları yada yanlışları konuşmak Rabbim terazilerin kurulduğu vakit gösterecek doğruyu yanlışı hepinize...He türbana da gelelim türban neden genel olarak örtünmektir başını örtmek gibi başörtüsü yada hepsi aynı kavramdadır bize örtünün denildi ve örtündük biz kitabımızda olanı ve dinimizde olanları uyguluyoruz Rabbim kullarından böyle razı peki ya sizin gibi zihniyet neyin peşinde size siz bile demem doğru değil Rabbim inananlarla birlikte.

Adsız dedi ki...

Türk ceza kanununu net değildir. 125 madde: “Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte...” diye başlar, yani aslinda çok esnek, istediğin tarafa çekilebilir bir maddedir. Fikir hürriyetine ve vatandaşların kendilerini ifade etme özgürlüğüne sahip oldukları ülkelerde böyle maddeler bulunmaz. Sadece bizde ve gelişmemiş ülkelerde vardır bu tür saçmalıklar.

Adsız dedi ki...

Yargıyı nasıl bu kadar bir anda elegeçirdi bunlar.hiç mi vatansever yargı mensubu kalmadı?

Cem Akkılıç dedi ki...

Komik ama gerçek; Adnan Oktar bu yazımı bile şikayet etmiş. Normal hukuk devletlerinde olsa yazımı okuyan savcı, işini doğru yapmayan hukuk adamlarına dava açar. Adnan'a dünyanın kaç bucak olduğunu gösterir.

Ama Adnan ve çetesi öyle bir ele geçirmişler ki yargıyı bu yazı bile şikayet ediliyor soruşturma başlatılıyor.

Adsız dedi ki...

Rıza Sarrah eli kolu serbest dolaşıyor.Hırsızlık yapanı cumhur yapıyorlar bu ülkede.Kim göreve çağırıyorsunuz sen Cem Akkılıç kardeşim?