İmam’ın adaleti…


Adalet ve Kalkınma partisi AKP’nin başındaki İmam iktidar olduğu günden beri adaletin içine etti…

Ve cumhurbaşkanlığı makamına geçince işlediği tüm suçlardan şimdilik(!) yırttı...

Vatanseverlerin, ulusalcıların, bağımsızlık yanlısı olanların hınç yöntemleriyle kumpasa maruz kaldıkları birer utanç binaları oldu devasa Adalet Sarayları
   
Emperyalizmin kucağına oturmak yerine, parasız eğitim istiyoruz diye kırmadan dökmeden eylem yapan gençleri hapislere attılar...

Artık sağır sultanların bile öğrendiği binlerce sahte belge ile Milli orduyu yok etmeyi başardılar.

İmam utanmadan orduya KUMPAS yapıldığını itiraf etti!..

İpleri İsrail'in elinde olan AKP'nin Yargı'yı devşirip, hukuku kendini sağlama almak için kullanıyor olması yandaşlarının da iştahını kabarttı...

Sesini çıkartan herkesi, haksızlığa itiraz eden yığınları mahkemelerde süründürdüler...

En başından beri, yıllardır hepimiz yazıp çizdik:

Bunların adaletine kargalar bile güler!..

*

Misal;

Kendi yandaşlarını şımarttılar, küstahlaştırdılar. En ufak bir eleştiri yazısını hakaret kapsamına soktular…

PKK propagandası yapan teröristin birisi e-posta yazıp, ‘’Cem Akkılıç seni savcılığa şikayet edeceğim’’ diye tehdit etme cüretini bile gösterdi...

İş öyle noktalara getirildi ki; el etek öpen yalakalar İmam'ı neredeyse peygamberleştirdiler. İsrail beslemesi İmam'ı eleştirenleri İslam dinine hakaret etmiş olmakla suçladılar. Suçlamalar Adliye kullanılarak yapılınca ortaya korkunç hukuki haksızlıklar çıktı. Bizden olmayana iftira atarız, sahte belge düzenleriz, yok ederiz çünkü cihat için her yol mübahtır dediler...

Bilişim onlardan yana oldu, savcılar, hâkimler yandaşların savcısı hâkimi oldular…

*

Bir ormanda yangın başladı mı her tarafa sıçrarmış!..

AKP’ye oy verenlerde aslında İmam'ın adaletinden bir şekilde nasiplerini alıyorlar. Adliye kapılarına düşenler, suçlanan ya da suçlayan taraf olsun, yaka silkiyorlar.

*

Bir kaç yıl önce yaşadığım olay artık herkese pes hatta çüş dedirtebilecek türden…

Hakkımda İslamcılar tarafından açılan porno montaj sitesini ihbar etmiştim. Burada bir parantez açayım; sözüm ona AKP iktidarı pornoya falan karşıydı değil mi? Tamamen palavra... Kapatalım parantezi!..

Sözünü ettiğim iğrenç sitede kişisel fotoğraflarım çalınıp, montajlamalar yapılarak şahsıma hakaretler yapılmıştı.

Bununla yetinmeyip aile fertlerimin cep telefonu numaraları, açık ev adresimiz yayınlanmıştı. Tabi tüm bu mahrem bilgileri temin edip o sitede yayınlanmasını sağlayan İmam’ın eski yol arkadaşı; F tipi terör örgütünün üniformalı silahlı teröristleriydi.

Nöbetçi hâkimlik elimdeki kanıtlara itibar etmemiş, bir de dalga geçer gibi; ‘’talep sahibinin (yani benim) sunduğu belgeler incelendi öncelikle talep sahibi ile erişime engellenmesi istenen sitelerdeki yazılarla talep sahibi arasında bir illiyet bağı kurulamamıştır’’ demişti!..

Karara bakar mısınız?

Bir de kararı evimize yollamışlardı. Hangi evimize? İşte o kapatılmasını ve cezalandırılmasını istediğim kişi ya da kişilerin açtığı hakaret sitesinde yazılı olan ev adresime…

Komedinin dibi deyin buna…

Ya da ister yuhhh deyin ister çüşşşş…

Ama ben tezgâhın adını çoktan koymuştum; İmam’ın adaletiydi bütün bunlar…

Ev adresimin, aile fertlerimin telefon numaralarının yazılı olduğu hakaret sitesinin benimle ‘’illiyet bağı’’ olmadığı kararını İmam'ın adaleti dışında başka hangi adalet verebilirdi ki?..

*

Kimsenin zerre kuşkusu olmasın...

Ormandaki yangın, eninde sonunda kibriti çakan İmam'ın da başını yakacak bir gün…

Cem Akkılıç
17 Eylül 2014






Hakaret sitesi ne oldu diye soranları aydınlatayım. Siteyi iki defa şikâyet ettik. Hiçbir sonuç alamadık. Oysa ‘’com’’ uzantılı bir site olduğu için Yargı tarafından suçluları tespit etmek son derece kolaydı. Ne bir mahkeme açıldı ne de suçlulara ulaşılabildi!.. 



İmam’ın adaleti sitenin iki yıl boyunca açık kalmasını sağladı ve tüm kanıtlara rağmen ''illiyet bağı'' bulunamadı! Site yayına başladıktan iki yıl sonra kendi kendisine kayboldu. Çünkü suçlular iki yılı yeterli görmüş olacaklar ki, üçüncü yılın aidatını ödemedikleri belli olan site kapandı gitti. Suç işleyen yandaşların yanına kâr kaldı.

Türbancılara 10 soru...

Türkiye’de ortalık toz duman… 

Türk bayrakları indiriliyor, teröristlerin heykelleri dikiliyor… 

Balyoz gibi KUMPAS davalarla çökertilen Deniz Kuvvetlerimiz Eğe denizinde varlık gösteremez olunca, Yunanlılar adaları işgal ediyor, silah yığınağı yapıyorlar. Doğu Akdeniz’de karşısında caydırıcı bir Türk deniz gücü olmayınca İsrail petrol ve doğal gaz çıkartarak Türkiye’nin haklarını gasp ediyor.

Eğitim sisteminden adalete, mahvolan ekonomiden dış siyasetteki başarısızlıklara, işçi katliamlarından kadın cinayetlerine, çocuk gelin sayısındaki

Savcıları göreve davet ediyorum...

Bu yazı aslında Adnan Oktar ve çetesi başlıklı yazılarımın devamıdır. Önceki iki yazıda Oktar’ın misyonunu anlatmıştım. Şimdi ise çetenin Yargı’daki kollarını anlatacağım.  

Adnan Oktar baş tetikçisi Ali Emre Bukağılı isimli ne iş yaptığı meçhul diplomasız inşaat mühendisini Atatürkçülerin üzerine salmış durumda. 

Hedefe koydukları sadece ben değilim, bu çete Fazıl Say, Mine Kırıkkanat başta olmak üzere yüzlerce kişiye dava açtı ve açıyor. 

Twitter’da TCGTAKA571 isimli bir hesap var. Bu hesabı açan kişi BİO bilgilerine Takunya Libidocusu blogumun linkini yerleştirmiş. Benimle alakası olmayan bu profil yüzünden diplomasız inşaat mühendisi Ali Emre Bukağılı ve avukatları tarafından haftada bir düzenli olarak şikâyet ediliyorum. 

Şimdi işin savcılık boyutuna gelelim. 

Tayyip isimli şahıs dünyaya kazık çakmak ve iktidarını garantiye almak için

Bu Arap neden eşek gibi anırıyor…

Uzaya uçan türbanlı


















Uzun yıllar önceydi…

Sanırım 1995’di…

Çölün kıyısında Mısır’ın Süveyş Kanalı’nda demirlemiştik…

Noel gecesine denk gelmişti...

Tarafını seç...



Tarafını seç...

Bu sayfayı sosyal medya profilinizde paylaşmak için sağ sütunda bulunan butonları kullanın...>>>